Göz altı ışık dolgusu nedir?
Göz altı ışık dolgusu, alt göz kapağının hemen altında oluşan oyukluğun hyalüronik asit içeren bir dolgu maddesiyle doldurulması işlemidir. Amaç, göz altındaki çukur görünümü azaltarak yüze daha dinlenmiş bir ifade kazandırmaktır.
Özellikle 35–40 yaşlarından sonra, orta yüzdeki yağ yastıkçığı yer çekiminin etkisiyle aşağı doğru yer değiştirir. Buna bağlı olarak alt göz kapağının hemen altında tear trough deformitesi adı verilen bir görünüm ortaya çıkar. Bu deformitede alt kapağın hemen altında derin bir oyukluk ile birlikte çoğu zaman mor renk değişikliği görülür. Bu görünüm yüze yorgun ve dinlenmemiş bir ifade verir.
Neden "ışık" dolgusu denir?
Göz altına uygulanan dolgu, oyuk görünümü giderir. Bazı hastalarda ek olarak, dolgunun yapısında bulunan hyalüronik asidin su tutma özelliği sayesinde mevcut mor renkte açılma görülür. Oyukluğun yarattığı gölgenin azalması ve rengin açılması, göz altının daha aydınlık görünmesini sağlar; uygulamanın "ışık dolgusu" olarak anılması da buradan gelir.
Bununla birlikte göz altı morluğunun nedeni her zaman oyukluk değildir. Cilt inceliği, pigmentasyon veya damar yapısına bağlı morluklarda dolgunun renk üzerindeki etkisi sınırlı kalabilir. Morluğun nedeni muayenede değerlendirilir.
Kimler için uygundur?
Göz altı ışık dolgusu, alt kapağın hemen altında belirgin oyukluk ve buna eşlik eden gölge veya morluk nedeniyle yorgun göründüğünden yakınan kişilerde değerlendirilebilir. Bu görünüm sıklıkla 35–40 yaşından sonra belirginleşir; ancak yapısal olarak daha genç yaşta da görülebilir.
Göz altında belirgin yağ torbaları ve fazla deri varsa dolgu tek başına yeterli olmayabilir; bu durumda göz kapağı estetiği daha uygun bir seçenek olabilir. Hangi yöntemin size uygun olduğu muayenede belirlenir.
Nasıl yapılır?
Uygulama öncesinde bölge temizlenir ve konforu artırmak için uyuşturucu krem uygulanabilir. Hyalüronik asit dolgu, ince bir iğne veya ucu künt bir kanül yardımıyla alt kapağın altındaki oyukluğa kontrollü ve az miktarlarda yerleştirilir. İşlem genellikle kısa sürer ve sonrasında günlük yaşama dönülebilir.
Bu bölgede önemli bir ilke şudur: Alt göz kapağının lenfatik anatomisi nedeniyle bölge şişliğe çok yatkındır. Bu yüzden fazla miktarda uygulama yapmaktan kaçınılmalıdır. Az miktarda ürünle doğal bir geçiş hedeflenir; gerekirse sonraki kontrolde küçük bir ek uygulama planlanabilir.
Etkisi ne kadar sürer?
Hyalüronik asit dolgular vücut tarafından zamanla yavaş yavaş emilir. Göz altı bölgesi hareketin görece az olduğu bir alan olduğundan etki genellikle diğer bölgelere göre daha uzun sürebilir; ancak kalıcılık kullanılan ürüne, uygulanan miktara ve kişinin metabolizmasına göre değişir. Hyalüronik asit dolgular, gerektiğinde hyalüronidaz adı verilen bir enzimle genellikle eritilebilir.
Uygulama ile ilgili ayrıntılı bilgi için göz altı ışık dolgusu yazısını da okuyabilirsiniz.
Uygulama sonrası nelere dikkat edilmeli?
İşlemden sonraki ilk gün uygulama bölgesine bastırılmaması ve masaj yapılmaması önerilir. İlk günlerde başın hafif yüksekte tutularak uyunması, göz altındaki şişliğin daha kısa sürede azalmasına yardımcı olabilir. Yoğun egzersiz, sauna ve hamam gibi ortamlardan ilk günlerde kaçınılması uygundur. Soğuk uygulama hekimin önerisi doğrultusunda yapılabilir. Göz altı bölgesi şişliğe yatkın olduğundan, son görünümün değerlendirilmesi için şişliğin tamamen çekilmesi beklenir; bu süre kişiden kişiye değişir.
Olası yan etkiler
İşlemden sonra uygulama bölgesinde geçici şişlik, kızarıklık, hassasiyet ve morarma görülebilir; bunlar genellikle birkaç gün içinde azalır. Göz altında bölgenin şişliğe yatkınlığı nedeniyle uzun süren ödem gelişebilir; bu risk, az miktarda uygulama yapılarak azaltılmaya çalışılır.
Dolgunun çok yüzeysel yerleşmesi durumunda ciltte mavimsi bir renk yansıması (Tyndall etkisi) veya düzensizlik görülebilir. Enfeksiyon ve damar tıkanması gibi ciddi komplikasyonlar nadir olmakla birlikte tüm dolgu uygulamalarında söz konusudur. Size özgü riskler muayenede konuşulur.
